Tarihçe
Türkiye’de denizaltıcılık geleneğini yaşatmak ve bu son derecede özel ve kutsal “mesleğin”
köklü, onurlu ve kültürel mirasını koruyarak geleceğe aktarmak amacıyla bir grup emekli
denizaltıcı değişik vesilelerle bir araya geldiklerinde bir dernek etrafında toplanmanın
gerekliliği konusunda görüş alış verişinde bulunuyorlardı. Dünya genelinde benzer
oluşumların 1960’lı yıllardan faaliyette olduğu biliniyordu. Anılan emekli denizaltıcı subaylar
belirtilen amaç doğrultusunda 2002 yılından itibaren ortak bir çalışma başlatmışlardır.
Dünyada ABD, Almanya, İngiltere gibi denizaltı gücüne sahip ülkelerde faaliyet gösteren
denizaltıcı birliklerini de inceleyen bu ekip, benzer bir yapılanmanın artık ülkemizde de
faaliyete geçirilmesinin gerekliliği konusunda görüş birliğine vardılar. Kendi olanakları ile
katıldıkları uluslararası kongrelerdeki izlenimleri ve yapılan araştırmalar, denizaltıcılık
mesleğinin bilgi birikimini, anılarını ve değerlerini yaşatacak kurumsal bir çatıya duyulan
ihtiyacı açıkça ortaya koymuştu.
Bu çalışmalar sonucunda ortaya çıkan temel fikir; “yalnızca denizaltıcılık brövesi taşımış, dalış
ile satıh arasında kader birliği yaparak yıllarını geçirmiş” denizaltıcıların bir araya gelebileceği,
mesleki dayanışmayı güçlendirecek, toplumsal farkındalığı artıracak ve denizaltıcılık
kültürünü koruyacak bir dernek kurulmasıydı. Böyle bir oluşumun, hem mensuplar arasında
güçlü bir bağ kurulmasına hem de denizaltıcılık geleneğinin Türkiye’de hak ettiği saygınlığı
sürdürmesine katkı sağlayacağı öngörülüyordu.
Bu hedef doğrultusunda yapılan hazırlık çalışmaları ve yasal süreçler titizlikle yürütülerek
Dernekler Kanunu’nun gerektirdiği tüm yükümlülükler eksiksiz yerine getirildi. Kuruluş ekibi,
kurulacak yapının uzun yıllar ayakta kalacak güçlü bir sivil toplum kuruluşu olmasını
gözeterek tüm aşamaları dikkatle tamamladı.
15 Mayıs 2006 tarihinde ise bu emekler somut bir kimlik kazanarak “Türk Denizaltıcılar Birliği
Derneği” resmen faaliyetlerine başladı.
Derneğin 7 kurucusu; emekli Amiraller Çetinkaya Apatay, Cemal Üren, Doğan Hacipoğlu,
Şükrü Bozoğlu ve emekli Albaylar Yusuf Kemal Göleç, İzzet Ersoy ile Yakar Erdoğan’dır.
Anılan kurucu subaylar Türkiye’de denizaltıcı topluluğuna kalıcı bir yapı kazandıracak
derneğin temelini atmışlar ve benimsenen amaçlar doğrultusunda bugünlere ulaşmasında
büyük emek sarf etmişlerdir.
Bugün dernek; denizaltıcılık kültürünü yaşatmak, teknik ve tarihsel mirası korumak,
mensuplar arasındaki dayanışmayı güçlendirmek ve geleceğe aktarmak misyonuyla
çalışmalarını sürdürmektedir.Türkiye’de denizaltıcılık geleneğini yaşatmak ve bu son derecede özel ve kutsal “mesleğin” köklü, onurlu ve kültürel mirasını koruyarak geleceğe aktarmak amacıyla bir grup emekli
denizaltıcı değişik vesilelerle bir araya geldiklerinde bir dernek etrafında toplanmanın
gerekliliği konusunda görüş alış verişinde bulunuyorlardı. Dünya genelinde benzer
oluşumların 1960’lı yıllardan faaliyette olduğu biliniyordu. Anılan emekli denizaltıcı subaylar
belirtilen amaç doğrultusunda 2002 yılından itibaren ortak bir çalışma başlatmışlardır.
Dünyada ABD, Almanya, İngiltere gibi denizaltı gücüne sahip ülkelerde faaliyet gösteren
denizaltıcı birliklerini de inceleyen bu ekip, benzer bir yapılanmanın artık ülkemizde de
faaliyete geçirilmesinin gerekliliği konusunda görüş birliğine vardılar. Kendi olanakları ile
katıldıkları uluslararası kongrelerdeki izlenimleri ve yapılan araştırmalar, denizaltıcılık
mesleğinin bilgi birikimini, anılarını ve değerlerini yaşatacak kurumsal bir çatıya duyulan
ihtiyacı açıkça ortaya koymuştu.
Bu çalışmalar sonucunda ortaya çıkan temel fikir; “yalnızca denizaltıcılık brövesi taşımış, dalış
ile satıh arasında kader birliği yaparak yıllarını geçirmiş” denizaltıcıların bir araya gelebileceği,
mesleki dayanışmayı güçlendirecek, toplumsal farkındalığı artıracak ve denizaltıcılık
kültürünü koruyacak bir dernek kurulmasıydı. Böyle bir oluşumun, hem mensuplar arasında
güçlü bir bağ kurulmasına hem de denizaltıcılık geleneğinin Türkiye’de hak ettiği saygınlığı
sürdürmesine katkı sağlayacağı öngörülüyordu.
Bu hedef doğrultusunda yapılan hazırlık çalışmaları ve yasal süreçler titizlikle yürütülerek
Dernekler Kanunu’nun gerektirdiği tüm yükümlülükler eksiksiz yerine getirildi. Kuruluş ekibi,
kurulacak yapının uzun yıllar ayakta kalacak güçlü bir sivil toplum kuruluşu olmasını
gözeterek tüm aşamaları dikkatle tamamladı.
15 Mayıs 2006 tarihinde ise bu emekler somut bir kimlik kazanarak “Türk Denizaltıcılar Birliği
Derneği” resmen faaliyetlerine başladı.
Derneğin 7 kurucusu; emekli Amiraller Çetinkaya Apatay, Cemal Üren, Doğan Hacipoğlu,
Şükrü Bozoğlu ve emekli Albaylar Yusuf Kemal Göleç, İzzet Ersoy ile Yakar Erdoğan’dır.
Anılan kurucu subaylar Türkiye’de denizaltıcı topluluğuna kalıcı bir yapı kazandıracak
derneğin temelini atmışlar ve benimsenen amaçlar doğrultusunda bugünlere ulaşmasında
büyük emek sarf etmişlerdir.
Bugün dernek; denizaltıcılık kültürünü yaşatmak, teknik ve tarihsel mirası korumak,
mensuplar arasındaki dayanışmayı güçlendirmek ve geleceğe aktarmak misyonuyla
çalışmalarını sürdürmektedir.